Salih Amca gülümsedi, bakışlarını gökyüzündeki yıldızlara çevirdi. "Bak evlat," dedi. "Bu ilahi sadece bir melodi değil, bir ruhun itirafıdır. Hasan Dursun orada ne diyor? 'Tövbelerim çoktur ama senin merhametin daha çoktur.' İnsan mahrum kalmaktan korkar, çünkü mahrumiyet kalbin susuz kalmasıdır."
İlahi devam ederken, Ömer’in gözünden bir damla yaş süzüldü. Sözler kalbine bir şifa gibi dokunuyordu: Hasan Dursun Mahrum Etme Yarabbi
Köyün en yaşlı çınarının altında oturan derviş gönüllü Salih, elindeki tesbihi ağır ağır çekerken uzaklardan bir ses duydu. Bu ses, Hasan Dursun’un o buğulu sesiyle yankılanan bir yakarıştı: "Rahmetinden bizleri mahrum etme Ya Rabbi..." Hasan Dursun orada ne diyor
Köyün gençlerinden Ömer, omuzları düşük, başı önde Salih Amca'nın yanına yaklaştı. Kalbi sanki bir mengenede sıkışıyordu; yaptığı hatalar, kırdığı kalpler ve bitmek bilmeyen dünya telaşı onu yormuştu. Salih Amca’nın yanına çöktü ve sessizce ilahiyi dinlemeye başladı. Bu ses, Hasan Dursun’un o buğulu sesiyle yankılanan